Stres Yönetimi ve Duygusal Dayanıklılık

Yıllar evvel, hayatımın merkezinde sadece işim varken, hayatı koşturasıya, canımı sıka sıka, kendimi eze eze yaşarken, (kalbimin gözü açılmamışken diyorum ben o zamana), her şey acil ve önemliydi…

Bir gün yine çok büyük bir projenin yükünü yalnız başıma göğüslemişim, gece gündüz kendimi kaybetmişcesine çalışırken bir arkadaşım, gece mesaisindeyken beni arayıp, “şu an yaptığın işi yapmazsan, ne olur?” diye sormuştu. “Çok büyük şeyler olur.” demiştim. Başarısız olarak anılmak istemiyordum. İnsanlar mağdur olur diye düşünmüştüm, her şey çok kötüye gider ve dünyanın sonu gelir hissiyatıyla, “bu mümkün değil” demiştim. Ve ona da münasebetsiz soru için kızmıştım. Nasıl görmezdi? Bu iş yapılmalıydı ve çalışmak zorundaydım.

Bir şey oldu, ben hastalandım. O iş yapılamadı… Yani ben yapamadım, kimseye bir şey olmadı. Dünyanın sonu gelmedi. Sadece ben hasta oldum, çalışamayacak kadar. İşte o zamandan sonra, her şey değişti.

Ben öğrenmeye başladım. Hangi iş ne kadar zamanda yapılır, nasıl planlanır, nasıl “Hayır” denilir, nasıl yardım istenir, nasıl önce kendi sağlığım ve iç huzurum gözetilir; koşa koşa, kendimi eze eze değil de gerektiğinde durmasını bilerek ve severek işlerin yapılabileceğini öğrendim. Kendimi tanımaya, gerçekten benim için nelerin önemli olduğunu anlamaya ve hayatımı gerçek anlamda ben yönetmeye başladım.

Ve şimdi anlatmaya çalışıyorum, kendinize yatırım yapın. Kişisel gelişiminize, farkındalık düzeyinize, bilincinizi yükseltmeye yatırım yapın. O zaman daha farklı bakıyor, daha farklı görüyorsunuz, hayat daha güzel oluyor.

Hayatı yönetmek de, stresi yönetmekten geçiyor.

27 Temmuzda başlayacak “Stres Yönetimi ve Duygusal Farkındalık” eğitiminde içselleştirilmiş bir çok yöntem, uygulama, bilgi, deneyim paylaşımı var. Genel katılıma açık eğitim fırsatını yakalayın, sonunda kendinizi kutlayacaksınız.

Detaylar için tıklayınız.