18 Ağu Duygusal Dayanıklılık için Kitap Terapi
Kitaplarla iyileşmek diye bir şey var benim hayatımda, uzunca bir süredir. Okuduğum bir romansa, karakterlerin duygularına düşüncelerine dalmak, kendilerini ifade ediş biçimlerinden feyz almak, iç seslerindeki dalgalanmalarda kendime dair izler bulmak, çıkarımlar yapmak ve üzerinde gerçekten düşünmek, benim için tam keşif dolu bir terapi tatminliği yaratıyor.
Dün, Oppenheimer filmine dair düşüncelerimi paylaşmadan, şöyle biraz fizikçi hakkında okumalar yapmıştım. Kendisi geçmişte psikiyatri tedavisi görmüş ve edebi terapiyi hayatına alarak, çok fazla okumalar yapmış. Böyle bir şeyi okuyunca, bunun zaten bir yaklaşım olduğunu ve literatürde böyle bir şey olduğunu fark ettim. Hatta kitaplarla iyileşmeye bibliyoterapi dendiğini öğrendim.
Sadece roman değil, tüm kitaplarda altını çizdiğim kelimelerde, cümlelerde biraz durmayı, üzerine düşünmeyi seviyorum.
Şimdi elimde Piraye’nin Seyir kitabı var. Bir sayfadaki açıklamalara takıldım kaldım. Benzer durumları, benzer tepkileri hayatımda nerde verdiğimin keşfi için biraz zaman tanıdım kendime. Tam da hikayedeki Ma’nın sözlerini defalarca tekrar ettim. İşte böyle gerekli yerlerde üzerine dura dura, not ala ala okuduğumuz her bilgiyi, hücresel boyuta geçirebiliyoruz. Fayda ve gelişim böyle oluyor kanımca. Çok kitap okumak değil mesele. Kitaptaki öğretileri fark edebilmek ve içselleştirebilmek mesele. Bunun için de, o noktalarda kendi hayatınızdaki yerlerini fark edebilmek için doğru bir analiz için kendinize zaman tanımanız çok önemli bence.
Kitaptaki bilge karakter Ma da aynen şöyle diyor bir yerde.
“O krizler geldiğinde sadece merkezinde ol ve izle. Savaşma, direnme, bırak gelsin. Seni ele geçiren, kriz dediğin o fırtına bir süre sonra senden geçecek.”
O krizler ne, ne zaman dayanamayacağın gibi geliyor, hangi durumlarda ‘neden ben’ isyanı gelişiyor. İç seslerinde işte bu cümlelerle analiz ettiğinde gerçek hayatta o anın da gelip geçiciliğini daha kolay hatırlıyor insan ve aynı Ma’nın dediği gibi izler pozisyonda bulabiliyor kendi. @delphinpiraye
Hızlı okumayı çok seviyorum bu arada. Artık gözlerim, zihnim nerde durup düşünmem gerektiğini, nerde analiz yapmam gerektiğini çok kolay seçiyor.
Duygusal dayanıklılık için terapi kıvamında iyi okumalar dilerim. Bir okuma listesi isterseniz İyileştiren kitaplar listemi sizle paylaşabilirim. fatma@fatmayildiz.com adresine eposta gönderebilirsiniz.
Sevgiler
Fatma Yıldız
#kitap