Duygusal Dayanıklılık – Bir an için Durabilmek-

Birkaç yıldır online yaptığımız “Duygusal Dayanıklılık” programını bu yıl Dowaksa’nın yeni grubuyla yüz yüze kendi işletmelerinde gerçekleştirdik. Değerli @istanbulsanayiodasi akademisinin iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz program keyifle geçti.

Programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür eder, izninizle Duygusal dayanıklılık üzerine birkaç şey söylemek isterim.

Duygusal Dayanıklılık deyince adındaki dayanıklılığın çağrışımlarında sertlik, kendini bırakmama, sağlam, dimdik durabilmek gibi ifadeler ortaya çıkıyor. Bu kocaman bir yanılsama… Dayanıklı olacağım diye duyguları örtbas etme, belli etmeme, dimdik duracağım diye yıpratıcı duyguları bastırma, işyeri kimliğinde ayıp olur diye sağlıklı bir şekilde yansıtamadığın her duyguyu kendine, ailene, sevdiklerine yansıtarak bozulan ilişkiler ağı ile beraber daha yıpratıcı bir döngünün içinde kendini bulma. Bunlar yaşanıyor mu? Evet.

Bazı anlar, durumlar, kişiler, ilişkiler zordur. Zor gelir. Zorlanırız. Ve bizi yıpratan duygular yaşarız. Kızarız, öfkelenebiliriz, nefret edebiliriz, sinirlenebiliriz, üzülebiliriz. Haksızlığa uğramış hissedebiliriz. Bana kalırsa bu duyguların hepsi normal. Normal sağlıklı bir insanın yeri geldiğinde hissedebileceği duygular. Duygusal Dayanıklılık içinde esnekliği barındırıyor. Bu duyguları yaşadığımızda durup nefes alıp, sakinleşmeye ne kadar alan açabiliyoruz. “Şu an çok sinirliyim. Bu konuyu doğru değerlendirmek için biraz zamana ihtiyacım var” kaçımız diyebiliyoruz.

Hayatımıza alacağımız #mindfulness egzersizleri sayesinde yaşanan olaylar karşısında bu nahoş duyguların yükünü daha az hissedeceğimiz kesin.

O an için durabilmek, duygunun analizi yapabilmek, tanımlayabilmek, duyguyla beraber bedende hissettiklerimizin izini takip etmek ve bazı egzersizlerle o hızlı toparlanabilmek.

Duygularımızın keşfi, tanımı üzerine biraz çalışmamız gerekiyor. Bazen duygu diye yaşadığımız şey de düşünce alışkanlıklarımızla ortaya çıkan hal.

Beynimizi, duygusal beynimizin oyunlarını iyi çözelim. Bedenimizde esnekliği yarattığımızda duygu ve düşüncelerimizde de esnekliği yaratabiliyoruz.

Bu güzel ve derin bir konu. Ne dersiniz?