Şükran

Günaydın, kurumsal hayatın tüm işlerini göğüsleyenler, günaydın dükkanını, ofisini, mağazasını, tezgahını açanlar, günaydın serbest zamanlı çalışanlar, günaydın ekmeğini kazanmaya çalışan tüm dostlar, iyi haftalar olsun.

Size dert saysam sabah sabah içiniz şişer. Sorunlar yok mu, var elbet. Ama her sabah açıyorum ben muhasebe defterini. Ne var elde avuçta? Bir tarafta sorunlar. Yazmayayım şimdi, birçoğu gündelik, hepimizde olan şeyler. Diğer tarafta sahip olduklarım, seçeneklerim, kaynaklarım. İşte bu taraf var ya, şükür sebeplerim. Başka, daha başka diye sorduğum ve sayfalarca sıraladığım ve doldurduğum her şey.  Ah ah o incir çekirdeğini doldurmayacak türden sorunları öflene pöflene, saatlerce söylenen, enerjisini tüketen ey insanoğlu. Bir sor kendine, söylenmek, bastırmak dışında ne yapabilirim? Bazen insan yapabileceği şeyleri görmez. Hele sorunun içinde kendini bir yanardağın içinde hissederken hiç görmez. Beyni görmesine izin vermez ki! Farklı bakış açılarını kapatır. İşte o yüzden bir desteğe ihtiyaç olur. Kendini yakalasa, derin nefesler alsa biraz meditasyonla zihnini yanardağın içinden durgun sulara çıkarsa, işte o kapanan gözler açılır ve seçeneklerini fark eder.

Bazen de bir irade gösterir insan ve kendisine sorular sorar. Peki eldeki malzeme bu. Kabul. Neye ulaşmak istiyorum? Ben ne yapabilirim? İlk küçük adım ne olur? Bir de size bir sır; defterin diğer yanını o sahip olduğum kaynaklarımı fark etmek, şükür sebeplerimi hatırlamak, ne için çalıştığımı fark etmek, defterin o sayfalarını çoğaltmak. Benim enerjimi artıran motivasyonumu çoğaltan, onlar. Bugün sorun diye gördüğünüz bir şeyin sorun olmadığını (belki de sizi güçlendiren şey olduğunu) fark etmeniz ya da çözümü için eyleme geçmeniz ve bir adım atmanız dileğiyle! Sıraladığınız yapılacak işler listesinden maddelerin yanına tik koymanız ve bir işi tamamlamanın huzurunu doyasıya yaşamanız dileğiyle,

Ertelediğiniz bir şeyi, hele hele sadece kendiniz içinse, eyleme geçmeniz dileğiyle. Şu defterin şükür sayfalarını fark etmeniz dileğiyle.