Hangi Kervanı Büyütmek İstersin?

Gözlemlerimden hareketle birkaç kelam etmek isterim. Kurumsal hayat, kaynıyor. İlişkiler yıpratıcı, zorlayıcı, yaralayıcı.

Bizi dinlemeyeni dinlemiyoruz. Günaydın demeyene günaydın demiyoruz. Gülümsemeyene, gülümsemiyoruz. Diğeri bir adım atmadığı için bir adım atmıyoruz. Birinden yardım görmediysek, ona yardım etmiyoruz. Takdir görmediysek, takdir etmiyoruz. Böylelikle yapmadıkları, söylemedikleri ve harekete geçmedikleri için eleştirdiğimiz, beğenmediğimiz o kervanın bir üyesi oluveriyoruz. Arada çıkıyoruz bu kervandan. Doğrusunu yapıyoruz veya olması gerekeni bildiğimiz her neyse öyle davranıyoruz. Hikayemiz, eğer beklediğimiz karşılıkla buluşmuyorsa biz de o beğenmediğimiz kervana geri dönüyoruz yine. O beğenmediğimiz kervanı büyütüyoruz. Cevabımız da hazır. Onlar da öyle davranıyor ya da istediğim karşılığı alamıyorum oluyor. Topluluğun tipik davranışını seçme eğilimi göstererek, öğrenilmiş çaresizliklerimizin kulvarında, kısasa kısas meydanlarında kendi özgür irademizi bir başkasının eylemlerine bağlayarak o beğenmediğimiz topluluğun bir parçası oluyor, o eleştirdiğimiz kervanı büyütüyoruz. Aman ne güzel. Kimse örnek olacak ve yaptıkça toplulukta pozitif bir değer yaratacak, fark uyandıracak, ruha/akla/mekâna iyi izler bırakacak eylemlerin, söylemlerin liderliğini üstlenmiyor. Niye? Ona öyle davranılmadığı için!

Esas mesele bu işte. Kendi eylemlerinin/söylemlerinin liderliğini üstlenmek. Topluluğun diğer üyelerini gülümsemenle, takdirinle, yardımlarınla, paylaşımlarınla kendi kervanına davet etmek.

Bir kişi, bir kişiyi etkilese bu iki katı fark yaratmak demek.

Hangi kervanda olmak istediğini ve hangi kervanı büyüteceğini eylemlerin, söylemlerin ve hayata karşı duruşun belirliyor ve tüm bunlar senin özgür iradenle şekilleniyor.

Şikâyet ettiğin kervanın bir üyesi misin? Olmak istediğin kervanı yaratıyor musun?

Fark et, içinde bulunduğun topluluğun sevmediğin tüm özelliklerini taşıyor ve yansıtıyorsan liderlik yaparak yeni bir kervan yaratma zamanın gelmiş demektir.

Olmak istediğiniz kervanın lideri olabilirsin.

Bu yazıma şöyle bir soru gelmişti : Biri kaç defa merhabamıza cevap vermezse, biz de selamı keselim:)

İşte cevabım 🙂 merhaba demeyene, aranızdaki krediye göre istediğiniz tavrı istediğiniz sınırı koyma hakkına sahipsiniz. Benim söylemek istediğim bu bir öğrenilmiş çaresizliğe dönüşüyor. Kimse merhabamıza cevap vermiyor diye merhaba dememeyi alışkanlık haline getiriyoruz. Bu tutum bana kalırsa sağlıksız. Her şeyi ilk önce karşı taraftan bekliyoruz. İyinin sahibi, iletişim kalitenizin sahibi siz olun 🙏✌

Fatma Yıldız

#kurumsalhayat #ilişkiler #iletişim #iyiinsan #etkileşim #etkiliiletişim #lider #liderlik #iletişimoyunları